Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor

03.05.2026 - Pazar 11:53

Zeytin ve sütte "yeni nesil" dönem başladı. Olivtech Fuarı’na katılan bilim insanları, gıdadaki bilgi kirliliğine karşı uyardı: Etiketleri doğru okuyun, bilimsel veriden şaşmayın. Barışın simgesi zeytin ve sağlığın temeli süt için İzmir’de güç birliği yapıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, düzenlenen paneller ve deneyim alanlarıyla sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve ziyaretçileri bir araya getirdi. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda, süt ve zeytinyağı başta olmak üzere temel gıda ürünleri; bilimsel veriler, kültürel miras ve sürdürülebilirlik perspektifiyle ele alınırken, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve sergilerle ziyaretçilere çok yönlü bir fuar deneyimi sunuldu.

Doğru bilinen yanlışlar

Grme İzmir – Olivtech Fuarı Etkinlik Sahnesi’nde, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla düzenlenen oturumlar ve tadım etkinlikleri büyük ilgi gördü. “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlıklı panelin moderatörlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Karagözlü tarafından gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedef Nehir El, Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Cem Karagözlü, süt ve süt ürünlerinin gıda sektörü içindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, “Tüketici alışkanlıkları hızla değişirken, beslenmede doğru bildiğimiz pek çok konunun yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Tüketici nereye doğru evriliyor, doğru bilinen yanlışlar neler; bu soruların yanıtlarını alanında uzman isimlerle birlikte değerlendireceğiz” dedi.

Üretimde bilgi ve teknoloji vurgusu

Sumer Tömek Bayındır, süt üretiminde kalite ve sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için üreticinin doğru bilgi ve teknolojiyle desteklenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Bayındır, “Süt sektörünün hak ettiği değeri bulamaması üreticiyi zorlayan önemli bir konu. Kooperatifleşmenin güçlendirilmesi de sektör açısından kritik. Üreticinin birlikte hareket etmesi, pazarlama gücünü ve dayanıklılığını artıracaktır. Üreticiye doğru teknolojilerin ulaştırılmasıyla birlikte ise sektör daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir yapıya kavuşabilir” diye konuştu.

Bilinçli tüketim ve doğru etiket okumanın önemi

Prof. Dr. Sedef Nehir El, gıda tüketiminde bilinçli tercihlere dikkat çekerek, tüketicilerin ürün etiketlerini doğru okumasının önemini vurguladı. Sedef Nehir El, “Tüketicinin yalnızca tek bir değere odaklanmak yerine, ürünün genel besin profilini birlikte değerlendirmesi gerekir. Doğru bilgiye dayalı tüketim alışkanlıkları da hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşımakta. Gıda seçimlerinde ise bilimsel verilerin rehber alınması gerekir” diye konuştu.

Tüketici davranışında yeni dönem

Prof. Dr. Aykan Candemir, süt ve süt ürünleri özelinde tüketici davranışlarının son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, pazarlamada artık yalnızca ürünün değil; sürdürülebilirlik, marka değeri ve teknolojinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Candemir, “Süt ve süt ürünlerinde de artık temel beklenti yalnızca tüketim değil; işlev, fayda ve güven unsurları. Artık üreticilerin rekabet edebilmesi için hikayesi olan, sürdürülebilir ve katma değer yaratan ürünlere yönelmesi gerekiyor. Doğru kurgulandığında bu alanda çok başarılı işler ortaya koymak mümkün” diyerek doğru planlama ve strateji ile sektörün önemli fırsatlar barındırdığını vurguladı. 

Zeytinyağında kültürel miras, bilim ve sürdürülebilir gelecek vurgusu

“Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı panelde ise zeytinyağının kültürel mirastan günümüz beslenme alışkanlıklarına uzanan yolculuğu, çok yönlü ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan’ın üstlendiği oturumda, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucu Ortağı Prof. Dr. Seda Genç ile Endokrin, Metabolizma, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer, zeytinyağının üretim süreçleri, sağlık üzerindeki etkileri ve doğru tüketim alışkanlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Küçükaltan, zeytinin kültürel ve tarihsel önemine dikkat çekerek, “Zeytin; barışın, bereketin, bolluğun ve medeniyetin sembolü olarak kabul ediliyor. Zeytinyağı ise ekonomik, sağlık ve kültür açısından son derece önemli bir değere sahip. Bu panelde tüm bu boyutlarıyla zeytinyağını kapsamlı şekilde ele alacağız” dedi.

Zeytinyağının tarihsel kökleri ve doğru kullanımı

Prof. Dr. Seda Genç, zeytinyağının tarihsel köklerine ve mutfaktaki yerine dikkat çekerek, “Bu topraklarda milattan önce 6. yüzyıla kadar uzanan zeytinyağı işleme merkezleri bulunuyor. Yani yaklaşık 2 bin 600 yıldır bu coğrafyada zeytinyağı üretiliyor. Zeytinyağı, Akdeniz’e komşu ülkelerin temel yağlarından biri. Türk mutfağında ise dünyada benzeri olmayan zeytinyağlılar kültürü var. Ancak zeytinyağını doğru kullanmak ve saklamak büyük önem taşır; ısıdan, ışıktan ve havadan korunması gerekir” diye konuştu.

“Zeytinyağı bir kültürel miras”

Doç. Dr. Levent Köstem, zeytinyağının yalnızca bir gıda ürünü değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel miras olduğunu vurgulayarak, “Bilimsel araştırmalar, zeytinyağının insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyuyor. Zeytinyağının üretildiği coğrafyada tarım, gastronomi ve turizm birbirini besleyen üç temel alan. Bu üç alan hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli bir değer üretmekte. Bu değerin artmasıyla birlikte zeytinyağı ulusal ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmiştir” dedi. 

“Zeytinyağı, çok boyutlu bir değer taşıyor”

Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer ise zeytinyağının çok boyutlu bir değer taşıdığına dikkat çekerek, “Zeytinyağı; kültür, sağlık, beslenme ve ekonomi gibi dört temel alanı içinde barındıran, dünyanın en değerli gıda maddelerinden bir. İnsanlık tarihi incelendiğinde, zeytinyağının 2 bin 500 – 3 bin yıl öncesinden bu yana sadece beslenmede değil; yara iyileştirme, kas ağrılarının hafifletilmesi gibi farklı alanlarda da kullanıldığı görülmekte” ifadelerini kullandı.

“Zeytin bir hafıza, zeytinyağı bir medeniyet”

Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş da zeytin, zeytinyağı, incir ve üzüm üzerine yürüttükleri akademik çalışmalara değinerek, bu ürünlerin tarımsal değerinin yanı sıra çok katmanlı kültürel bir anlam taşıdığını vurguladı. Sarıbaş, hazırladıkları kitap çalışmalarında bu ürünleri tarihsel, dinsel, arkeolojik, mitolojik, kültürel, botanik, turizm ve ekonomi boyutlarıyla ele aldıklarını belirterek, “Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bir hafıza; zeytinyağı ise bu hafızanın medeniyete dönüşmüş halidir” diyerek hazırladıkları zeytinyağı kitabında 30 farklı araştırmacı ve 12 farklı branştan akademisyenin katkı sunduğunu, bu yönüyle çalışmanın disiplinler arası güçlü bir bilimsel üretim niteliği taşıdığını ifade etti.

Hekimlik ve eczacılık perspektifinden zeytin ve zeytinyağının sağlık boyutu konuşuldu

Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı “Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Hekimler ve Eczacılar” başlıklı oturumda ise zeytin ve zeytinyağı üretim süreçlerinin sağlık alanıyla kesişen yönleri ele alındı. Hekimlik ve eczacılık perspektifinden değerlendirilen panelde, üretimden tüketime uzanan zincirde zeytinyağının insan sağlığı üzerindeki etkileri ve bilimsel boyutu katılımcılarla paylaşıldı.

Mutfak atölyeleri ve sergiler

Gün boyunca, ayrıca, Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencilerinin katılımıyla düzenlenen mutfak atölyelerinde Mövenpick Otel’den Executive Chef Murat Yıldız “Levrekli şevketi bostan” ve Kaya Otel’den Sous Şef Yahya Yıldırım “İzmir kumru ekmeği üzerine enginarlı köfte” hazırlayarak ziyaretçilere sundu. Dokuz Eylül, Katip Çelebi, İzmir Ekonomi üniversiteleri ile İzmir Konak Meslek Yüksekokulu iş birliğiyle gerçekleştirilen tadım etkinlikleri, Oliv Bar  alanındaki zeytinyağı, zeytin ve peynir tadımları ile Köstem Zeytinyağı Müzesi özel seçkisi sergisi de ziyaretçilere fuar boyunca çok yönlü bir deneyim sundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YORUM YAZ